Olimpiyatlar Şehri Antakya
Antakya eskiden Dünyanın en muhteşem Olimpiyat oyunlarının düzenlendiği merkezlerden biriydi.Günümüzde 4.yılda bir yapılan ve bütün milletlerden sporcuların katıldığı olimpiyatlar ilk önce antik çağda Olympia'da Yunanlılara arasında düzenlenen yarışmalarla başlamıştır. M.Ö.11.yüzyıda başlayan olimpiyatlar 4.yılda bir yapılıyor ve sadece Atletizm etkinliklerine yer veriyordu.
Olimpiyat takvimi ancak M.Ö. 776'da benimsendi ve Olimpiyatların tarihi başlamış oldu.Başlangıçta Tek bir dalda yapılan, sadece bir gün süren Olimpiyatlar sonra beş güne nihayet 30 güne çıktı.Zamanla Olimpiyatlara ilgi, katılım ve devletlerde arttı.Oyunlar süresince savaşlar ve çatışmalar duruyordu.M.Ö.350 yılında oyunlar kesin şeklini aldı.Yarışma konuları çoğaldı.Oyunların galipleri ülkelerinde büyük rağbet görüyor, ayrıcalıklardan yararlanıyor, hatta heykelleri dikiliyordu.
Antakya'da Olimpiyat niteliğideki ilk festivalin M.Ö.195 yılında Daphneia'da (Defne-bugünkü Harbiye) yapıldığı söylenir.Antiokhos IV. Epifanes zamanında M.Ö. 167 yılında Daphneia'de düzenlenen ve 30 gün süren oyunlarda yer alan festival korteji belkide tarihin en muhteşem, en zengin ve gösterişli festival kortejiydi.Festival ucu görülmeyen bir resmi geçitle açıldı.Roma giysili beşbin zırhlı genç adam, arkadan beşbin Misyalı, üç bin Kilikyalı asker, altın başlıklarıyla geçtiler.Daha sonra gelenler üçbin Trakyalı ve beşbin Galat'tı.Altın ve gümüş kalkanlarıyla yirmi bin Mekodonyalı onları izledi.Asker yürüyüşleriyle geçen elli çift gladyatör sonra altın ve gümüş koşum takımlarıyla süvariler oldukça görkemliydiler! ... Fillerden sonra askerlerden daha çok sayıda tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahraman heykelleri geçti.Yanlarında rahipleri, bakireleri ile Suriye'den, Fenike'den Kapodokyadan, Kilikya'dan çok sayıda tanrı ve tanrıca, en garip Mısır tanrıları ve sonunda Grek tanrıları geçtiler.En güzel giysileri içinde kadın ve erkek otuz gün boyunca büyük bir coşkuyla gladyatör dövüşlerini, avları, yarışmaları izlediler.Şölenlerde yiyip içip gevezelik ettiler.Sonrada ülkelerine döndüler.
Antakya'da Olimpiyat oyunlarının düzenli olarak yapılmasına İmparator Augustus zamanında başlandı ve kısa sürede Roma aleminin en ünlü Festivallerinden biri haline geldi.
Modern Olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertin
Dünya Spor Tarihi'nde Modern Olimpiyatlar'ın kurucusu olarak tanınan Pierre de Coubertin 1 Ocak 1863 ' de Paris 'de doğdu. Baba ve ana tarafından soylu bir aileye dayanıyordu. İyi okullarda okudu, eskrim ve boks dersleri aldı.Coubertin, kendi ülkesinde eğitimle sporun biraraya getirilmesi konusunu düşünüyordu.Bir süre sonra, demokrasi, eğitim ve spor konularında hayran olduğu İngiltere'ye gitti ve bu ülkedeki eğitim ve spor anlayışlarının Fransa 'da da uygulanması gerektiğine inandı.
Papaz Didon'un Kafasındaki yenilikleri ,açtığı okul kapısı üstüne astığı bir levhada yer alan Latince " Citius, Altius, Fortius" sözcüğü, Coubertinin belleğinde kalacak ve zamanı gelince, " Daha Hızlı, Daha Yüksek, Daha Kuvvetli" anlamına gelen bu slagon,bir delice fikrin temel unsuru olarak dünyanın her tarafında bilinecekti.
Demokrasi, eğitim ve spor sahalarında merakını çeken Amerikaya'da giden Coubertin, çeşitli eğitim ve spor tesislerini gördü ve bunları yönetenlerle tanıştı.Fransa'ya döndüğünde, artık onun için atılacak adım sadece Fransa'ya değil tüm dünyaya bir kıpırdama getirecek bir olay olmalı idi.
Zamanla Fransa'daki çeşitli spor kuruluşlarının biraraya gelmesini sağladı.
İngiltere'den kürek takımları, Paris'de Seine nehrinde, Paris takımının kürekçileri de Henley'de İngilizlerle yarışıyorlardı. Bu arada, 1899 yılında spor yöneticilerini topladığı bir kongredeki " Modern çağın gelişimine uymak için Olimpiyatlar'ı canlandırmalıyız." sözleri, bazı dinleyicileri şaşırttı.
Ama, Coubertin büyük bombasını patlatmak için tüm hazırlıklarını yapıyordu.1894 yılının Haziran ayı ortasında, Sorbonne'da 37 spor kuruluşunu temsilen 78 kişi ve 9 ülkeden 200 delegeninde bulunduğu 2.000 aşkın bir davetli ve dinleyici, Coubertin'in organize ettiği" İnternational Athletic Congress" adlı bir toplantıda buluştular.Kongre gündeminde iki temel unsur olarak amatörlük kavramının anlam ve uygulaması ve Olimpiyadlar konuları vardı."Olympism" diye adlandırılan ikinci komitenin başında, Yunanlı Demitrios Vikelas ve üyeler arasında da Amerikalı Dr. William M. Sloane vardı.Coubertin Kongre'den bir hafta evvel Revue de Paris dergisinde yayınladığı bir makalede canlandırılmasını istediği Olimpiyadlar'ın temel ilkelerini sıralamıştı.
İlk önce komite ve daha sonra da kongre' de kabul gören bu ilkelere göre :
1.Olimpiyadlar eskiden olduğu gibi her dört yılda bir yapılacaktır.
2.Olimpiyadlar, Klasik Yunan'da olduğunun aksine, tüm dünya sporcularına açık olacak ve yarışma programı, günün sporlarını içerecektir.
3.Yarışmalarda sadece büyükler yer alacaktır.
4.Amatörlük kuralları, kesinlikle uygulanacaktır.
5.Olimpiyad organizasyonu " geçici " olacak ve her olimpiyad başka bir ülkede yapılacaktır.
Kongre'nin bu kararları almasından sonra Coubertin Vikelas, Sloane ve birkaç kişiden oluşan IOC diye adlandırılan ilk Uluslararası Olimpiyad Komitesi kuruldu. Artık IOC kurulmuştu ve Coubertin de IOC 'nin başkanı olmuştu. IOC modern Olimpiyadlar'ın 1896 'da ve Atina'da yapılması kararlaştırdı.