Sporcular çıplak yarışırdı
Olimpiyadlar'da tüm sporcular çıplak olarak yarışırlardı.Güneşten pek fazla rahatsız olmamak ve ciltlerini korumak amacı ile, zeytinyağı sürerlerdi.Olimpiyadlar'ın bu haşmeti etrafa saçtığı hürmet, şampiyonların şöhreti ve toplum üzerindeki olumlu etkisinden olacak, zamanın pek çok tanınmış yazarı, olayı konu olarak ele almıştı.Bu yazarlar arasında, Eski Olimpiyadlar'a eserlerine çok büyük yer veren kişi olarak Pindar akla gelir.Ama, bu kadar heyecan, zafer, yenilgi, darm ve trajedinin gözlen önündeki bir toplamı olan Olimpiyadlar'ı konu ederken şairliği yanında spora verdiği önemle M.Ö. 518-438 yılları arasında yaşadığı sanılan Pindar, bir bakıma da "Spor Yazarlarının Babası" ünvanını alacak kadar meşhur olmuştu.
Atina'nın, şimdiki İranlılar'ın dedesi sayılabilecek ve yakın yörelerde büyük imparatorluk kurmuş Persler'i M.Ö.490'da yendikleri Maraton Savaşı'nı anlatan bir şiirinde Pindar, Philippides adlı bir askerin, atina'ya 40 km.lik bir mesafede bulunan Maraton'dan koşarak gelmesi, zafer haberini vermesi ve yorgunluktan düşüp ölmesini anlatmış ve bu şiir zamanımızda dahi, hala doğru olarak inanılan bir kanı haline dönüşmüştür. Aslında, o zamanlar, uzun mesafe haberleşmesi,bu işi meslek haline getiren idmanlı kişiler tarafından yapılırdı. M.Ö.485 - 425 yılları arasında yaşamış " tarihçilerin babası" diye anılan HEREDOT 'un bu konuda hiç bir şey yazmaması, işin pindar tarafından dramatize edilmiş bir olay olduğunu desteklemektedir. Ama,pindardan kaynaklanan bu olay , XIX. asrın sonunda, yeniden canlanacak ve maraton kelimesi,olimpiyatlar dendiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alacaktır. Olimpiyatlar tarihi,zamanla çok gelişecek ve günümüzde dahi bizleri heyecanlandıracak Yunan tiyatrosunun tüm trajedi, dram ve sembolik kavramlarına sahiptir.