ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ

TUĞBA HACIBAYRAMOĞLUN'DAN
FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ (3)
Sezonun ikinci yarısında ilk maç Kayseri Erciyesspor'a karşıydı. İç Anadolu temsilcisi sezonun bu yarısına Bülent Korkmaz ile başlıyor ve yükselişe geçeceğinin sinyallerini Fenerbahçe karşısında veriyordu. Ligin deneyimli golcüsü Cenk İşler'in sayısıyla öne geçen Erciyesspor, son dakikalarda Alex'in golüne engel olamıyor, Fenerbahçe iki puanı Kayseri'de bırakarak ikinci yarının puan kayıplarının sinyalini veriyordu.

İzmir'de Gençlerbirliği'ni ağırlayan Fenerbahçe, Tuncay ve Aurelio’nun golleriyle 2-1 galip ayrılıyor bu maçta en çok Kezman’ın gördüğü kırmızı kart konuşuluyordu.

İkinci yarının daha da heyecanlı geçmesine neden olacak maç ise Rize'de oynanıyor. Fenerbahçe belalısı Rıza Çalımbay'ın devraldığı Çaykur Rizespor karşısında varlık gösteremiyordu. Eski golcüsü Zafer’in ve Ferdi’nin gollerine engel olamayan Sarı-Lacivertli takım rakiplerini yarışa davet ediyordu.

Fenerbahçe bir hafta sonra ilk yenildiği Sakaryaspor’u konuk ediyor ve maçın farklı biteceğini zanneden taraftarlarını hayal kırıklığını uğratıyordu. Tümer’in attığı tek golle puan kazansa da gündem bu kez verilmeyen penaltılar oluyordu.

Antalya'dan boynu bükük dönüyorlar

Yılmaz Vural ile birlikte sezonun en keyifli futbolunu oynamaya başlayan Antalyaspor deplasmanında takımın her şeyi Tuncay'ın yokluğu sıkıntı yaratıyor, "Appiah gitmek istiyor" söylentileri daha bir güçlü konuşulmaya başlıyordu. Ali Bilgin’in golünü engellemeyen Sarı Kanarya boynu bükük bir halde İstanbul'a dönüyordu.

Fenerbahçe, ikinci yarının yükselen değeri Sivasspor maçında, belki de sezonun en efektif futbolunu oynuyor ama top direkleri geçmiyordu. Bülent Uygun'un talebeleri Kadıköy'de de aslan kesiliyor, Fenerbahçe beraberliğe razı oluyordu. Servet'in kafayla attığı gol sonra Fenerbahçe defansı çok eleştiriliyordu.

Bu kötü gidiş Konyaspor maçıyla son buluyor ve Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’ndakimaçı 3-0 kazanıyordu.

Fenerbahçe yeniden yükselişe geçişinin sinyallerini veriyor, Kezman da, bu kritik maçta attığı golle birlikte "ben henüz bitmedim" çığlığı atıyordu. Bu çığlık bir hafta sonra Bursa'dan da duyuluyordu. Deyim yerindeyse ligin ‘ters' takımı Bursaspor'a karşı oynanan maçta Kezman önce asist, ardından güzel bir gol atıyor ve Fenerbahçe maçı 4-0 kazanıyordu. Fenerbahçe bu galibiyetle rakiplerine de gözdağı vermeyi başarıyordu.

Fenerbahçe’nin rakibi bu kez eski oyuncusunun takımı Ankaraspor oluyor Sarı-Lacivertliler Alex’in muhteşem golüyle maçı 2-1 kazanıyordu. Üst üste elde edilen bu galibiyetlerle takım havaya giriyor, şampiyonluk şarkıları daha bir güçlü söylenmeye başlıyordu.

Penaltı sorunu

Kayserispor maçının zorlu geçeceği, sahasında yenilmeyen sarı kırmızılı ekip karşısında alınacak puanların altın değerinde olduğu herkesçe biliniyordu. Nitekim Fenerbahçe, Tuncay ile öne geçiyor, ilk yarının son dakikası bir gol yiyiyor fakat uzatma dakikalarında Deivid’in kurtarıcı golüyle şampiyonluğa göz kırpıyordu.

Sezonun ilk yarısı şampiyonluk hayali kuran, ikinci yarısı düşmemeye oynayan Vestel Manisaspor'a Kadıköy'de ağırlıyor maç başladığı gibi bitiyordu.

Gaziantespor maçına, ‘kazanmak yada kazanmak' parolasıyla çıkan Fenerbahçe, ligin 29. haftasında ilk penaltısıyla tanışıyor. Fenerbahçe bu penaltı golüyle maçı 1-0 kazanıyor ve Gaziantespor'u da düşme potasının içine itiyordu.

Bu kez Kadıköy'de rakip Denizlispor'du. Fenerbahçe hızlı başladığı goller bulduğu, penaltı kazandığı maçın son bölümünde yaşadığı panik-atağın etkisiyle, dişe diş oynayan Denizlispor'dan intikamını alamamış olurken, bir hafta sonra konuk olacağı Beşiktaş ile arasındaki puan farkı 2'ye iniyordu. Kaybetmesi halinde liderlik koltuğuna veda edeceği, şampiyonluk şansını azaltacağı maç öncesi sessizlik havası hakim oluyordu.

İnönü'de işi bitiriyor

Beşiktaşlı taraflar İnönü Stadyumu'nda, büyük bir coşku, unutulmaz bir maç izletiyor, Fenerbahçe büyük maçlarda daha etkili olduğunu bir kez daha gösteriyordu. Maçın başında Kezman’ın golüyle 1-0 öne geçen Fenerbahçe, 100 yılın derbisinden 3 puanla ayrılıyor, en yakın rakibine de ligin bitimine 3 hafta kala 5 puan fark atıyordu.

Maç sonunda Zico gülüyor, Tigana’nın ise bileti kesiliyordu.

Ve sezonun bitimine iki hafta kala, Fenerbahçe cezası nedeniyle İzmir'de oynana maçta Trabzonspor'u konuk ediyor, aynı saatte oynanan diğer karşılaşmalarla birlikte heyecan başlıyordu.

Karadeniz temsilcisi maça çok hızlı başlıyor, golünü atıyor fakat Fenerbahçe bu golü çabuk çıkartıyordu. Bordo mavililer devrenin bitimine az kalan ikinci golü buluyor, maçların ilk yarıları bittiğinde, geçen yıldan kalan 'acaba' sendromu devreye giriyor ancak Beşiktaş’ın arka arkaya yediği goller Fenerbahçelileri biraz olsun rahatlatıyordu. Ve yine maçın sonlarında son dakikaların adamı Deivid bir kez daha sahneye çıkıyor ve şampiyonluk golünü atıyordu.

Fenerbahçe’nin eski oyuncusu Gürhan’ın Galatasaray’a attığı gol ile Fenerbahçe 100. yılında şampiyonluğunu ilan ediyordu.


Devamı için aşağıdaki linklere tıklayınız
FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ (1)
FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ (2)


ÖZEL DOSYALAR
Kocaelispor
Bursaspor
Trabzonspor
Galatasaray
Beşiktaş
Fenerbahçe
Kayserispor
Sivasspor
Denizlispor
Konyaspor
Gaziantepspor
Süper Lig Panoroma 07-08
Lig Fikstürü 2007-2008
Milli Takım
EURO 2008
Şampiyonlar Ligi 2007
Canlı Yayınlar
Spor Skor
Avrupa Basketbol Şampiyonası 2007
Formula 1
Fortis Türkiye Kupası
Beko Basketbol Ligi
2006 Dünya Kupası
2006 Dünya Kupası Elemeleri
Dünya Basketbol Şampiyonası
Futbol Oyun Kuralları
Lig Tarihi
Ay Yıldızlı Formanın Tarihi
İtalya Ligi
Almanya Ligi
İngiltere Ligi
İspanya Ligi
Fransa Ligi
Türkiye Ligi
NBA 2006
UEFA 2006
Sporcu Siteleri
İmparator Terim
Olimpiyatlar
Atina 2004
Dünya Basketbol Şampiyonası
Avrupa 2000
Suprolig