|
|
 |
Şiir seven politikacı
Recep Tayyip Erdoğan ismi, 1994 yılına kadar belki birçok kişi için hiçbir anlam ifade etmiyordu. Ancak, 1994 seçimlerinden Refah Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çıkan Erdoğan'ın yıldızı o tarihten itibaren parlamaya başladı. 14 Ağustos 2001'de arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 34 oy ve 363 milletvekiliyle tek başına iktidara geldi. Ancak ilginci, sicili bozuk olduğundan milletvekili adayı olamamasıydı. Milletvekili adayı olamayınca Başbakan da olamadı.
MSP'nin gençlik örgütü Akıncılar'dan gelen, entelektüel birikimini siyasal İslamcıların etkili isimlerinden alan Erdoğan, inişli-çıkışlı politik yaşamında, özellikle 1990'ların son yıllarında Türkiye politik gündeminin baş aktörlerinden biri oldu. Gençlik yıllarında, okuduğu şiirlerle geniş kesimleri etkileyen Erdoğan, bu tutkusundan vazgeçmedi.
Tutkusu, onu Siirt'te okuduğu bir şiir yüzünden cezaevine kadar götürdü. DGM'nin verdiği kararla birlikte belediye başkanlığı düşen Erdoğan, partililere veda ederken söylediği "Bu sevda bitmez" sözleriyle, yeniden geleceğinin mesajını veriyordu.
Erdoğan dediği gibi de yaptı. Cezaevinde 4 ay kaldıktan sonra, çalışmalarına kaldığı yerden devam etti. Siyasi yasağının mahkeme kararıyla kalkması sonucu, daha rahat hareket etmeye başladı.
Biz de Türkiye'nin bir dönemine damgasını vuran ve vuracak olan bu siyasi kimliğin hayatındaki dönüm noktalarını ortaya koyduk. Türkiye'yi yönetmeye talip bir şahsiyetin yaşadıklarının, düşüncelerinin daha iyi kavranabilmesi için, arşive girdik ve okuyacağınız diziyi ortaya çıkardık.
|
 |
|
|