Operasyonlar sürdükçe, ülkenin üstündeki "Sis" perdesi de kalkıyordu. 14 kişinin gözaltına alındığı operasyona yine polisler isim vermiş, "Sis"i uygun bulmuştu. Şeker fabrikalarından
ihraç kaydıyla aldığı şekerleri, sahte belgelerle ihraç etmiş gibi gösterip iç piyasaya sürdüğü belirlenen sanıklar 10 trilyon kazanmıştı.
Paraşüt, Hayal, Serhat, Kartal… derken bir de "Fırtına" kopmuştu. Bu operasyon ise, Antalya'da M-Oil Bölünmez A.Ş ve Ray Denizcilik Şirketi'ne yönelik yapıldı. Şirketin sahibi Süleyman Bölünmez ve 14 arkadaşının tutuklandığı operasyonda, iki firmanın iç piyasaya sürdüğü akaryakıtı, "ihraç etmiş" gibi gösterdiği anlaşılmıştı. Operasyon, şirketin gemisinin fırtınada batmasının ardından başladığı için, bu isim uygun görülmüştü.
Türkiye'nin dört bir yanında başlayan ve süren operasyonlara her gün bir yenisi eklenirken,
Ankara'da başlayan bir operasyon, Tantan'ın "gidişi"ne kadar uzanacak yeni bir sürecin habercisiydi.
Bu operasyonun adı Beyaz Enerji'ydi. Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın imza attığı operasyon, hükümet içinde fırtına kopardı.
Enerji Bakanlığı'ndaki ihale yolsuzluklarına yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda, eski bakanlardan Birsel Sönmez'in de aralarında bulunduğu dokuz kişi gözaltına alındı.
Gözaltı işlemini jandarma gerçekleştirmiş, ismini açıklamayan bir komutan ise, "Düğmeye biz bastık. Bu olay PKK ile mücadele kadar önemlidir. Bundan böyle pisliğe rüşvete karışan kim varsa üzerine gitmekte kararlıyız" demişti.
Jandarmanın Ankara'nın göbeğinde operasyon yapması ve bundan hükümette bulunan Mesut Yilmaz'ın haberinin dahi olmaması, sinirleri germişti. Yılmaz'ın çok önem verdiği Mavi Akım da dahil olmak üzere Enerji Bakanlığı'nın yaptığı tüm ihalelerin mercek altına alınmış olması, ANAP'ta huzursuzluk yaratmıştı.
Yılmaz'la ipler geriliyor