Çok partili siyasi hayata geçildikten sonra, Türkiye'de demokrasi zaman zaman kesintiye uğradı. Türk siyasi tarihine damga vuran olayların ilki 27 Mayıs 1960'da başkanlığını Orgeneral Cemal Gürsel'in yaptığı Milli Birlik Komitesi'nin Demokrat Parti iktidarını devirip yönetime el koyması ile yaşandı.
Ülkede yaşanan kaosun sonucu olarak gerçekleşen askeri müdahalenin ardından aralarında dönemin cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes, DP'li milletvekilleri ve hükümet üyelerinin de bulunduğu siyasiler Yassıada'ya gönderildi.
Yüksek Adalet Divanı'nın 15 Eylül'de aldığı kararla Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü idam edildi. Celal Bayar ise yaşı 65'in üzerinde olduğu için cezası önce ömür boyu hapse çevrildi. Hastalığının ardından da serbest bırakıldı.
Takvimler 12 Mart 1971'i gösterdiğinde Türkiye yeni bir askeri müdahale ile karşı karşıya kaldı. 1969 seçimlerinden tek başına iktidar olarak çıkan Adalet Partisi'nin Meclis'teki gücü bazı eski demokratlarında aralarından bulunduğu politikacıların AP'den koparak Demokratik Parti'yi kurmaları ile azaldı. 60'lı yılların ortalarında başlayan öğrenci hareketleri 70'li yılların başında nitelik değiştirerek silahlı eylemlere dönüştü.
Yaşanan gerilim baştan beri AP'yi DP'nin bir uzantısı olarak gören Silahlı Kuvvetleri'ni rahatsız etti ve kuvvet komutanları önce dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e ülkenin içinde bulunduğu durumla ilgili bir uyarı mektubu yazdı, ardından da 12 Mart Muhtırası geldi. Demirel istifa etti.
1970'li yılların sonuna gelindiğinde ülkede sağcı ve solcu gruplar arasında yaşanan kanlı olaylar Silahlı Kuvvetler'in 12 Eylül 1980'de yönetime el koyması ile sonuçlandı.
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ile Ana Muhalefet Partisi lideri Bülent Ecevit, Gelibolu Hamzakoy'a, MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş İzmir Uzunada'ya zorunlu ikameti gönderildi ve bu siyasiler 1987 yılına kadar siyasi yasaklı kaldılar.
Ordunun sesini sert biçimde duyurduğu bir başka dönem de siyaset literatürünü "28 Şubat süreci" olarak geçti. Refahyol hükümeti döneminde irticai faaliyetlerin gün geçtikce artması, Sincan'da yaşanan olaylar ve yurt çapına yayılan radikal dinci gösteriler, Milli Güvenlik Kurulu'nun hükümetin iki ortağını uyardığı MGK toplantısına kadar getirdi ve 8 yıllık temel eğitim başta olmak üzere 28 Şubat Kararları tebliğ edildi.