|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
Avrupa Birliği, genişlemeye karar verdiğinden bu yana aday ülkelerden "Kopenhag Kriterleri" adı verilen şartları sağlamasını istiyor. Bu kriterler 1993'ten bu yana birliğe katılmak isteyen ülkeler için uygulanan standartları belirliyor. 21-22 Haziran 1993'te Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da yapılan AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sonuç belgesinde yer alan bu kriterler bir ülkenin AB çatısı altına girebilmesi için yapması gerekenlerin haritasını çıkarıyor. AB üyeliğine aday ülkenin birliğe girebilmesi için Kopenhag kriterleri olarak adlandırılan üç şartı yerine getirmesi gerekiyor:
Siyasi kriterler
Demokrasinin güvence altına alındığı istikrarlı bir kurumsal yapı, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık haklarına saygı;
Ekonomik kriterler
İyi işleyen bir pazar ekonomisi ve AB içindeki piyasa güçlerine ve rekabet baskısına karşı koyabilme kapasitesi;
Topluluk müktesebatının kabulü
Avrupa Birliği'nin çeşitli siyasi, ekonomik ve parasal hedeflerine bağlılık.
Artık "Beni eleştiremezsiniz" demek yok
Aday ülkenin Kopenhag Kriterleri'ni yerine getirmesinin yanı sıra kendi iç düzenini AB kurumlarının öngördüğü kurallara göre Birlik ile entegre olabilecek şekilde düzenlemesi gerekiyor. Kopenhang kriterleri, Türkiye'nin dış politikadan, adalete, enerjiden telekomünikasyona, çevreden, rekabet kurallarına, siyasi, ekonomik ve sosyal alanda büyük bir degişim sürecine girmesi gerektirecek. Türkiye tam 31 konuda AB'nin 120 bin sayfa tutan mevzuatıyla kendi mevzuatını uyumlaştırmaya çalışacak.
Yeni düzenlemeler, işlerlerinde azami gürültü seviyesinden, kamyon şoförlerinin trafikte kesintisiz ne kadar kalacağına kadar ayrıntıyı kapsamak zorunda kalacak. Yapılan ön çalışmalara göre, Türkiye'nin ekonomik alanda özellikle, tarım, çalışma hayatı ve çevre konularında zorlanması bekleniyor. Lüksemburg sonrası siyasi diyalogu askıya alan Türkiye bundan sonra insan hakları gibi konularda AB'ye "beni eleştiremezsin" deme hakkını da yitirecek.
|
 |
|
|
 |
|
 |
|