|
|
 |
| Yeşil Terör |
 |
Radikal İslami terör
Yaptığı silahlı eylemlerle kamuoyunda adından sıkça söz ettiren Hizbullah terör örgütüne ilk darbe, 17 Ocak 2000'de Beykoz'da bir villaya yapılan baskınla lideri Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirilerek vuruldu. Yakalanan üst düzey örgüt üyelerinin ifadeleri, ortaya çıkan mezar evler ve bu evlerde bulunan dokümanlar, aslında Hizbullah gerçeğini ortaya çıkarsa da değişik terör örgütlerine uzanan bir ahtapotun ilk ayağıydı.
Türkiye, bir anda gözünü kan bürümüş katilleri, domuz bağı ve başka yöntemlerle canice öldürülerek çukurlara atılmış cesetleri ve bütün bu oyunların yurtdışı bağlantılarını konuşmaya başladı. Hizbullah terör örgütünün üst düzey üyesi birçok kişi yakalandı ve yargılanmaya başladı.
Mayıs ayında büyük bir sessizlik içinde gerçekleştirilen bir başka operasyonun "medyaya konulan yayın yasağı"yla delinmesi, Türkiye'yi bir kez daha salladı. Bu kez ortaya çıkan başka bir terör örgütüydü ve bu örgütün üyesi olarak ele geçirilen Yusuf Karakuş'un Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'yla bağlantısı, aslında radikal İslam'ı benimseyen terör örgütlerinin dirsek temasıyla çalıştıklarını gösterdi.
Tevhid - i Selam grubunun üst düzey yöneticileri arasında yer alan Karakuş'un yakalandıktan sonra başta Hizbullah üyesi olduğu, daha sonra örgütten ayrılarak başka bir gruba dahil olduğu ortaya çıktı.
Mumcu suikastında gözcülük yaptığını itiraf eden Karakuş ve diğer yakalanan zanlıların ifadeleri doğrultusunda yıllarca "çözülemeyen" Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy cinayetleri aydınlatıldı, Çetin Emeç suikastı için ise umut doğdu. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın başlattığı "Umut Operasyonu" yıllarca Türkiye'nin aydınlarını katleden zihniyetin yok edilmesi için de bir umut oldu...
Sayfanın başı
|
|
 |
|
|