Ana Sayfa  |  Teknomedya  |  Kent Rehberi  |  Otostar  |  Oyun  |  Hobi  |  MP3  |  Kadın  |  Astrofal  |  E-Postal  |  Sohbet  |  İnternet Rehberi
Kim Kimdir
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkkara
(Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Merkezi Müdürü):


1941'de Mersin'de Çerkez bir anne ve Arap bir babadan dünyaya geldi. Mersin'de liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümüne girdi. 1969'da İstanbul'un ünlü çiçekçisi Necmi Rıza'nın manevi kızı Aysel Hanım'la evlendi. Aynı yıl üniversitede asistan oldu. 22 yıl İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapan Işıkara, 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi'ne geçti. 1991 yılında da Kandilli Rasathanesi Müdürü oldu. Türkiye Işıkara adını ilk kez 1992 Erzincan, 1995 Dinar ve 1998 Adana depremleri sırasında yaptığı açıklamalar sırasında duydu.

17 Ağustos'ta meydana gelen depremin büyüklüğünü ilk gün 6.7, ertesi gün ise 7.4 olarak açıklayınca kamuoyunun tepkisini çekti. Depremden iki gün sonra Gemlik bölgesinde normal karşıladıkları bir fay hareketliliği gözledikleri ve halktan "müteyyakkız olunmasını istediğini" televizyonlarda söyleyince Marmara Bölgesi geceyi dışarıda geçirdi. Işıkara, tepki çeken bu uyarısını valiler ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la paylaştığını ve kendilerinin "İyi yaptın" dediğini söyledi.

17 Ağustos'tan itibaren televizyonlarda en çok rating alan kişi olan Işıkara, deprem gecesinden itibaren günlerce uykusuz çalıştı. Işıkara, deprem anında neler yaşadığını ise bir röportajından şöyle anlattı: "Ben deprem sırasında uyanıktım. Onun için o felaketi başından sonuna kadar an be an yaşadım. Genelde saat 03.00'e kadar uyurum. O gece de 03.00'te uyandım. Henüz yataktan çıkmamıştım ki camların şangır şangır sarsıldığını fark ettim. Depremin ilk sinyalini camlardan aldım. Ardından sarsıntılar başladı. Yataktan kalkmadan odanın tabanına baktım. Taban dalgalanıyordu. Karım da uyandı. Hemen onu tuttum ve 'Sakin ol... Sakin ol... Şimdi bitecek' dedim. Karım sürekli ''Allah korusun bizi... Allah korusun bizi...'' diyordu. Sanırım 20 saniye kadar geçti, baktım deprem yavaşlamaya başladı, hatta durur gibi oldu. Hemen karıma 'Bak bitiyor' dedim. İşte o anda yeniden sallanmaya başladık. Hem de ilk 20 saniyeden çok daha şiddetli bir sarsıntı geldi. Yine yataktan kalkmadan odanın tabanını izlemeye başladım. Taban fırtınaya tutulmuş deniz gibi oynuyordu. Büyük bir deprem yaşamakta olduğumuzu anladım ve ilk kez korktum, hem de çok korktum. Oğluma bağırdım ''Cengiz... Cengiz... diye, bir ses alamadım. Ben yine de 'Aman oğlum sakın yataktan kalkma' dedim. Meğerse oğlanın nutku tutulmuş, onun için bana cevap verememiş. Sarsıntı sona erince karıma ve oğluma 'Hemen giyinin evi terk edeceğiz' dedim ve cep telefonumdan Kandilli'yi arayarak araba göndermelerini istedim. İyi ki de araba istemişim; çünkü taksi bulmamın imkánsız olduğunu dışarı çıkınca anladım. O sırada telefonum çaldı. Arayan valiydi. Bilgi edinir edinmez kendisini aramamı rica etti. Onu kapattım, Başbakan'ın özel kalemini aradım. 'Zeynel Bey çok büyük bir deprem var. İlk fırsatta size bilgi vereceğim' dedim. Sonra rektör aradı. Ona da çok büyük bir deprem olduğunu söyledim.''

Depremden sonra her gün düzenlediği rutin basın toplantılarıyla basın ve kamuoyunu aydınlatan Işıkara'nın TPAO'nun haritasını baz alarak "İstanbul biraz rahatladı. Faylar 50 - 60 kilometre uzakta" demesi İstanbulluların içini rahatlattı. Halka normal hayata dönülmesi konusunda sürekli telkinde bulunan Işıkara, Galatasaray maçına giderek de kendisinin de normal hayata döndüğü mesajını verdi. Bir gazete tarafından "En seksi erkek" seçilen Işıkara için Alman "Der Spiegel" dergisi yayınladığı "Katil depremi beklerken" başlıklı yazıda "Bir düzine sismolog birbiriyle çelişiyor. Ancak Işıkara bir duayen ve Ecevit ona çok güveniyor" diye yazdı.

Kamuoyunda depreme karşı duyarlılığın artmasını sağlamanın en büyük amacı olduğunu söyleyen Işıkara, hemen hemen her gün çeşitli illerde ve okullarda konferans vererek, "Evliya Çelebi" lakabını da aldı.

Işıkara, 24 Mart 2000'de Darüşşafaka Eğitim Kurumu'nda konuşmacı olarak katıldığı bir konferansta yaptığı şok açıklamayla tekrar gündeme geldi. Sıra dışı bir etkinlik olduğunda 17 Ağustos depreminin ardından yaptığı gibi yine halkı uyaracağını belirten Işıkara, "Şimdi bunu verdirtmemenin yolları aranıyor. Ama merak etmeyin, ben bilim adamıyım. Beni kimse susturamaz" dedi.

/
/