|
|
 |
| 17 Ağustos |
 |
Enkazın altında kalan gelecek
Hiçkimse o gece uykuya dalarken yaşanacakları tahmin edemiyordu. Ancak geceyarısı tam saat 03.02'de sallanan binalar, insanların da hayatlarını bir anda salladı ve yıktı.
Gün ağardıkça "acı"nın boyutları da ortaya çıkmaya başladı. Yan yana dizili bina enkazının altından tanıdık olmayan sesler geliyordu. Herkes canla başla çalıştı. Günlerce, gecelerce, uykusuz, acı içinde.... Dünyanın dört bir yanından yardım aktı, yabancı dostlar bizi yalnız bırakmadı. Depremin en fazla vurduğu Gölcük ve İzmit'te enkaz aylar sonra kaldırılabildi.
Tam yaraların sarılmaya başlandığı anda acı yine yakamıza yapıştı. Bu kez de Düzce'yi vurdu deprem. Yıllarca mücadele verip kendilerine "kendilerince" güzel bir hayat kuran insanların gelecekleri, bir kez daha enkaz altında kaldı.
Yaşanan iki depremde de ortaya çıkan gerçek, binaların yeterince iyi yapılmaması oldu. İhmal her yerde vardı. Biz artık acılarımızı yüreğimize gömdük. Yapmamız gereken ise daha güvenli yaşamak konusunda ciddi adımlar atmak...
|
|
 |
|
|