2000'DE SICAK HABER
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
2000'DE SICAK HABER
Operasyonlar yılı 2000'e veda...

Dünya, parlak gümüş renklerle 2000 yılını girerken, dört bir köşede savaş sürüyor, binlerce insan ölüyordu. Türkiye ise yeni yıla, Hizbullah vahşetiyle uyandı. Ortaya çıkan mezar evleri kanımızı dondurdu. Ve "Umut"landık, "Paraşüt"le uçtuk, "Kasırga"ya yakalandık, "Balina" avladık! "Hayata Dönüş" 2000'in "son doğan" operasyonu oldu. Artık kanıksanan skandallar şaşkınlık yaratmamaya başlarken, bir sabah 'Türkiye tersine mi döndü' dedirten görüntülerle karşılaştık. 'Korsan gösteri' yapan bu kez polislerdi...

Yeni yüzyıldan, yeni binyıldan ya da nam-ı diğer milenyumdan bir yıl eksildi şimdilik. Her birimiz kaçar yıl eksilteceğiz bilinmez ama bitmeyen, tükenmeyen, eksilmeyen o kadar çok şey var ki zamanın aksine. Savaşlar, felaketler, haksızlıklar, çaresizlikler... Birbirlerinin devamı oldular ya da tekrarı. Ama hiç yok olmadılar. Yok ettiler!

Bir yıl önce biten iki bin yılın özetiydi sanki yaşananlar, eksilmeyenlerle birlikte. Dünya savaşları olmadı. Ama Kosova, Filistin, İsrail, Endonezya kanamaya devam etti. Veba salgını yoktu ama binlerce kişi çare bulunamayan AIDS yüzünden öldü. 68 kuşağının yerini globalleşme karşıtları aldı Prag'da, Seattle'da. Engisizyon mahkemeleri de Afganistan'daki Talibanlar'dan pek de farklı değil herhalde. Ya da Hitler'le Miloşeviç arasında bir fark var mı?

Birbiri ardına sıralanan gelecek senaryoları eşliğinde, 2000 yılıyla üçüncü binyıla adım atıldı. Pek şatafatlı, pek görkemli yeni yıl kutlamalarıyla. Ama binlerce ışıltı altında geçen gecenin ardından, meydanlar yine balkabaklarıyla dolup taştı. Umutlar balkabağına dönüşmüştü. Gelecek yılın başlangıcına dek toplanıp rafa kaldırılan balkabakları yerine nükleer füzeler, silahlar, kötülük senaryoları 'zirve'lerin altından çıkarıldı.

Dünyanın dört bir yanında savaş
2000 yılı savaşla başladı. Belki birçok kişinin haberi olmadı ama Endonezya'nın doğusundaki Maloku adalarında tarihe karıştığı sanılan din savaşı yüzünden hıristiyanlarla müslümanlar arasında çıkan olaylarda 700 kişi öldü. Yıl boyunca devam eden çatışmalarda binlerce kişi hayatanı kaybetti. Çeçenlerle Ruslar da savaşmaya devam etti. Rus ve Çeçen yüzlerce, binlerce kişi öldü. Dünyanın korkulu rüyası haline gelen gelen depremden Çin de nasibini aldı. 6.5 şiddetindeki deprem 2 bin Çinli'nin ölümüne neden oldu. Paylaşılayamayan topraklar yüzünden Ortadoğu'da da huzur yine yoktu. İsrail ve Filistin'de kan aktı. Ne Camp David, ne Cilinton, ne Barak, ne de Arafat akan kanı durdurabildi. Büyük umutlarla başlayan Camp David Zirvesi, Kudüs yüzünden çöktü, 2000 yılının hayal kırıklıklarından biri olarak.

Yüzyılın ayaklanması Belgrad'ta
Avrupa'nın göbeğinde Arnavutların Sırp iktidarı tarafından katledilmesi de yüz kızartan olaylardan biri olmaya devam etti. Orada da ne NATO ne de Birleşmiş Milletler katliamları önleyebildi. Katliam sorumluları dünyanın gözü önünde cirit atmaya devam etti. Ancak Sırp halkı, katliamların en büyük sorumlusu Slobodan Miloşeviç'in diktatörlüğünün sürmesine izin vermeyerek yüzyılın ayaklanmasını gerçekleştirdi. Yaklaşık 500 bin kişi Belgrad'ta parlemento binasına yürüdü ve Miloşeviç'in iktidarına son verdi. Yerine Yugoslavya'nın muhalefet lideri Vojislav Koştunitsa geldi. Son zamanların en önemli ayaklanmalarından biri olarak tarihe geçti bu olay.

Concorde düştü
Uganda'da 'Tanrının 10 Emri' tarikatının 530 üyesinin topluca intihar etmesi ise 2000 yılının tüyler ürperten olaylarından biri oldu. Sadece savaş ve intiharlar yüzünden değil, kaza ve felaketler nedeniyle de yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Onlarca uçak düştü, binlerce trafik kazası oldu. Şüphesiz en dikkat çeken sesten hızlı, milyarderlerin uçağı Concorde'un düşmesiydi. 113 yolcunun hayatını kaybettği New York'tan Paris'e giden uçak, teknolojinin hatalara yenik düşeceğinin göstergesi oldu. Dünyanın yeni ekonomik düzeni globalleşme ise anarşistleri harekete geçirdi. Ve uluslararası ekonomik toplantıları protestosuz bırakmadı. 1999'da 'Seattle ruhu' diye siyasi litaretüre geçen globalleşme karşıtları, IMF ve Dünya Bankası toplantılarının yapıldığı Prag da gösterilerine devam etti. Yeni dünya düzeninin yeni muhalifleri olarak.

Hizbullah ve mezar evler
Sadece AB'nin istekleri yoktu elbette Türkiye'nin gündeminde. Çamlıca'da Hizbullah'ın hücre evine düzenlenen baskının ardından Hizbullah'la ilgili yaşanan gelişmeler, herkesin ağzını açık bıraktı. Yeni yılın ilk günlerinde islamcı işadamlarının kaybolmasıyla başlayan Hizbullah operasyonları, kanları donduran mezar evlerin ortaya çıkmasıyla devam etti. Onlarca kişi yakalandı, gözaltına alındı ve yargılanmaya başlandı. Ardından çetin pazarlıkların yapıldığı cumhurbaşkanı seçimleriyle uğraştı Türkiye. Demirelsiz Türkiye düşünülemedi. Ancak Demirel için üretilen formüllerin tümü suya düştü. Böylece Türkiye şimdiye dek karşılaşmadığı bir cumhurbaşkanıyla tanıştı: Ahmet Necdet Sezer.

Operasyonlar
Operasyonların ardı arkası kesilmedi. 'Umut'landık, 'Kasırga'ya yakalandık, 'Balina' avladık, 'Paraşüt'le uçtuk. 'Umut Operasyonu'nda, faili meçhule kurban giden Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı gibi birçok aydının faillerinin yakalandığı söylendi, kamuoyuna duyuruldu. Ancak ardından sanıkların yalan ifade verdiği açıklandı. Umutlar yeşermeden toz duman oldu. Ve sırtında çuval taşıyan hırsız gölgesinin kime ait olduğunu öğrendik, 'Kasırga Operasyonu'yla. Pembe Panter değildi karşımızdaki, tıpkı Yahya Murat Demirel'e benziyordu. Ellerinde kelepçelenince şaşırıp "Burası muz cumhuriyeti mi" (değil miydi?) diye sormasını yadırgamaması gerek herhalde. Şimdiye dek sorun çıkmamıştı(!) Kasırga operasyonuyla el konulan 11 banka, Türkiye'de gerçek bir skandal ülkesi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

Ölüm oruçları
Cezaevlerinde de su ısınıyordu. F tipi cezaevlerine nakledilmek istemeyen mahkum ve tutuklular başladıkları açlık grevini ölüm orucuna dönüştürmüşlerdi. Ölüm sınırına gelindiğinde harekete geçen hükümet, önce arabulucuları devreye soktu. F Tipi'nin ertelendiği açıklamalarını yeterli bulmayan mahkum ve tutuklular eylemlerini sürdürmeye devam ettiler. Ve ardından 'Hayata Dönüş Operasyonu'. Ancak 'Hayata Dönüş' adı verilen operasyonda 27 mahkum ve tutuklu, iki de asker hayata dönemedi(!)

Af Yasası
Ve iki yıldır tartışılan af ya da 'şartlı salıverme' denilen yasa çıktı. Devlet, kendine karşı değil, şahıslara karşı işlenen suçları affetti ve tahliyeleri hayata geçirdi. Mağdurlar öfkeli, serbest bırakılanlar sevinçli, yasadan faydalanamayanlar hüzünlü...

ÖZEL DOSYALAR
2000 YILI ÖZEL DOSYALARI
Politikada Seçimler Yılı
Operasyonlar Yılı
Pembe Tablodan Krize
Bankaların Kara Yılı
Sanatçılarda Yaprak Dökümü
Festival Maratonu
CimBom Avrupa Şampiyonu
İNTERAKTİF DOSYALAR
2000 Yılında Sağlık
2000 Yılında İMKB
Milenyum'un Son Günleri