|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
Geçen yüzyılın ikinci yarısında ilk kez tüketiciler üretimde söz sahibi olmaya başladılar. BM Tüketici Hakları Beyannamesi, ulusal anayasalara, yasalara ve yönetmeliklere taşındı.
Tüketiciler, satın aldıkları tüketim maddelerinin fiyatı değerinde olmasının ötesinde, çevreye dost olmasını da istediler. Günümüzde, tüketim maddeleri üretilirken üretim girdilerinde çocuk emeğinin olmaması, emeğin sömürülmemesi gibi kıstaslar aranıyor artık...
Uluslararası ve ulusal düzeyde oluşturulan tüketici dernekleri kurulurken, üretici firmalar da tüketicilere kulak verip tüketici hatları ve servisleri oluşturuldu. Uluslararası ve ulusal yargı, tüketici davaları için yeniden şekillendi. Üretici oda ve birliklerin konfederasyonları, üyeleri ve tüketiciler arasında oluşacak sorunları yargıdan önce çözümleyebilmek için "hakem kurulları" yapılandırıldı. Şirketler tüketici isteklerini üretim aşamasında çözümlemek için "Toplam Kalite Yönetimi"ni şirketlerinde yaşama geçirmeye çalıştılar. Artık 20. yüzyılın sonlarında tüketicinin istediği "kalite" şirketlere rekabet gücü kazandıracak bir unsur oldu.
Sanayileşmiş ülkelerdeki tüketicilerin, giderek artan üretimi yönlendirme gücü göz önüne alınarak, Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde de tüketicilerin belirleyiciliğinin artacağından söz edilebilir.
|
 |
|
|
 |
|
 |
|