İlk Yıllar: Genç Cumhuriyet, 1923'te İzmir'de "İktisat Kongresi" düzenleyerek özel sektör ve serbest ticareti, ekonomik kalkınmayı gerçekleştirecek temel unsur olarak saptadı. Özel sektör yatırımları da bu amaçla teşvik edildi. Ekonomik atılımı sağlayacak tarımsal makina, araç ve teçhizatta gümrük muafiyeti uygulanırken, yerli üretimi korumak için iplik, kumaş, şeker, un gibi ürünlerin ithalatı da kısıtlandı.
1923'te Türkiye'nin ihracatı yaklaşık 51 milyon dolar, ithalatı ise 87 milyon dolardı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 58,5; ihracatın GSMH'ya oranı yüzde 9.1, ithalatın GSMH'ye oranı ise yüzde15.5 olarak gerçekleşti. Türkiye en çok tütün, kuru üzüm, pamuk ve tiftik, yün, ipek sattı, pamuklu dokuma, şeker, buğday ve yünlü dokuma aldı. O dönemde dış ticarette ilk sırayı İtalya, Fransa, Almanya ve ABD alıyordu.
Ticaret konusu mal, ticaret senedi, ticaret şirketi, ticaret ihtilafları ve tacirlerle ilgili konuları düzenlemek amacıyla 1926'da Türk Ticaret Kanunu'nun birinci kitabı çıkarıldı. 1926'da Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu kabul edildi.
29 Bunalımı: 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, Türkiye'nin dış ticaretinde korumacılığı getirdi. Bu politikanın bir yansıması olarak 1931'de Kliring Anlaşmaları ve kontenjan sistemi dönemi başladı. 1930'da "Ticarette Tağşişin Men'i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun"la, ticaret malları üzerinde tağşiş ve hileleri önlemek üzere yürütme yetkili kılındı.
1934'te İktisat Vekaleti Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkında Kanun çıkarılarak kamu yönetiminde, dış ticaret alanındaki işlerin ilk defa bir çatı altında toplanması sağlandı.
Dış ticaret hacmi 1932'de en düşük seviyesi olan 88 milyon dolara indi. 1930-1937 arasındaki dış ticaret dengesi de artıya geçti.
Türkiye'nin 1930 sonrası dış ticaretinde Almanya öne çıktı. Almanya'nın 2. Dünya Savaşı'na girmesi Türk dış ticaretini yarı yarıya azaltarak olumsuz etkiledi. Almanya'nın ticari yerini dolduracak ülkede zorlanan Türkiye, ABD, İngiltere ve diğer Batı Avrupa ülkelerine yönelmeye başladı.
Dönemin hükümetlerinin, birbirleriyle çelişen TL'nin değerini yüksek tutma ve ihracatı artırma politikalarını aynı anda uygulamaya çalıştıkları gözlendi.
Liberalizme Doğru: 1950'ye gelindiğinde ihracat 263, ithalat da 285 milyon dolara ulaşarak dış ticaret açığı 22 milyon dolar oldu. Bu tarihten sonra Türkiye'nin dış ticareti hep açık verdi. 1950'li yıllarda hava koşullarının iyi gitmesiyle tarımdaki patlama, yatırımların artması ve Kore Savaşı dış ticareti artırdı. Bu dönemde dış ticaret açıkları; döviz rezervleri, dış yardımlar ve özel kredilerle kapatılmaya çalışıldı.
1950'li yıllardaki ithalatta yatırım, hammadde ve ara malları; ihracatta da tarım ve hayvancılık ilk sıraları aldı.
Uygulanan sabit kur politikası sonucunda, Türkiye ihracatının dünya ihracatı içindeki payı giderek düştü. 1960'ta binde 26 olan oran 1979'da binde 14'e geriledi.
Planlı Dönem: Türkiye'nin 1980'lere kadar uyguladığı yerli sanayiyi ithalata karşı korumayı amaçlayan "ithal ikameci" politikası dış ticaretin gelişememesine de neden oldu.
Planlı dönemin başladığı 1963'te ihracat 368, ithalat da 688 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı yıl dış ticaret dengesi bir önceki yıla göre yüzde 34 oranında artarak 320 milyon dolar açık verdi. Aşağıdaki tablolarda görüldüğü gibi, Türkiye'nin sanayi ürünleri satmaya başlaması 1970'li yıllarda başladı.
24 Ocak 1980 ve Sonrası: Türkiye ekonomisi, 24 Ocak 1980 kararlarıyla ithal ikameci dış politikadan vazgeçerek, ihracata yönelik sanayileşme için yeniden yapılanmaya başladı. Kararlarının uzantısı olarak yapılan devalüasyonla TL, dolar karşısında yüzde 49 oranında değer kaybetti. Uygulamaya başlanan dışa yönelik politikaların üç ana hedefi vardı;
- İhracatın teşvik edilmesi
- İthalatın liberalizasyonu
- Yabancı sermayenin çekilmesi.
Türkiye dış ticaretine liberal bir yapı kazandırılmaya çalışıldı. 1980'lerin sonunda kambiyo rejimi de serbestleştirildi. Bu dönemde ihracat ile ilgili bürokratik engeller kaldırıldı ya da büyük ölçüde azaltıldı. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Karar, 1989 tarihine kadar kambiyo rejiminin esasını oluşturdu. Bu dönemde yapılan değişiklikle her türlü dövizin ithali serbest bırakıldı. 1990'da kambiyo rejimi daha da liberalleşmiş 32 sayılı Karar'da yapılan değişiklikle, Türk parası ile ihracat ve ithalat serbest bırakıldı. Bürokraside de dış ticaret ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldı. 25 Ocak 1980 tarihinde "İhracatı Teşvik Kararı" ile dış ticarete ilişkin yeni idari yapılanmaya gidildi.
İhraç ürünlerine dış pazarlarda rekabet gücü kazandırılması ve ihracatta sanayi mamullerinin payının artırılması amacıyla, yeni teşvikler uygulamaya konuldu. Üretim artışının önkoşulu olan gerekli girdinin daha elverişli ithali için ithalatı kolaylaştırıcı kararlar alındı. Bu kararlar arasında bazı ithal ürünlerinden alınan vergi ve resimlerden vazgeçilirken gümrük kovuşturmasına uğrayan bazı sanayiciler affedildi.
| Türkiye'nin Dış Ticareti (1980-95) |
| |
1980 |
1985 |
1990 |
1995 |
| İhracat (Milyon $) |
2.910 |
7.958 |
12.959 |
21.636 |
| Tarım |
1.672 |
1.719 |
2.388 |
2.306 |
| Maden |
191 |
244 |
332 |
405 |
| Sanayi |
1.047 |
5.995 |
10.240 |
18.923 |
| İthalat (Milyon $) |
7.909 |
11.343 |
22.356 |
35.708 |
| İth./GSMH (%) |
13.083 |
21.057 |
20.088 |
20.086 |
| Dış Ticaret Dengesi |
-4.999 |
-3.385 |
-9.397 |
-14.071 |
| İhracat/Dünya İhraç (%) |
0.15 |
0.44 |
0.40 |
0.43 |
Dış Ticarette Sektörler
Türkiye'nin sanayileşmede izlediği yol, ihracat ve ithalatındaki ürün çeşitlemesinden de izlenebilir.
Aşağıdaki tablolarda da görüldüğü gibi, 1980'lerde Türkiye'nin ihracında sanayi malları artmaya, ithalatında da yatırım malları oranı düşmeye başladı.
| Türkiye'nin İhracatının Başlıca Sektörlere Göre Dağılımı (Milyon Dolar) |
| Yıllar |
İhracat |
Tar. Ve Hayv. |
Pay (%) |
Mad. Ve Taş. |
Pay (%) |
Sanayi |
Pay (%) |
| 1950 |
263.4 |
245 |
93,0 |
14,8 |
5,6 |
3,7 |
1,4 |
| 1963 |
368.1 |
292,3 |
79,4 |
10,9 |
3,0 |
64,9 |
17,6 |
| 1967 |
522.3 |
426,7 |
81,6 |
20,7 |
4,0 |
74,9 |
14,3 |
| 1972 |
885 |
607,4 |
68,6 |
35,1 |
4,0 |
242,5 |
27,4 |
| 1977 |
1753 |
1041 |
59,4 |
126 |
7,2 |
586 |
33,4 |
| 1980 |
2910 |
1672 |
57,4 |
191 |
6,6 |
1047 |
36, |
| 1985 |
7958 |
1719 |
21,6 |
244 |
3,1 |
5995 |
75,3 |
| 1988 |
11662 |
2341 |
20,1 |
377 |
3,2 |
8944 |
76,7 |
| 1989 |
11625 |
2126 |
18,2 |
413 |
3,6 |
9086 |
78,2 |
| 1990 |
12959 |
2347 |
18,1 |
326 |
2,5 |
10285 |
79,4 |
| 1991 |
13593 |
2682 |
19,7 |
286 |
2,1 |
10625 |
78,2 |
| 1992 |
14719 |
2203 |
15,0 |
264 |
1,8 |
12251 |
83,2 |
| 1993 |
15348 |
2365 |
15,4 |
238 |
1,6 |
12745 |
83,0 |
| 1994 |
18105 |
2457 |
13,6 |
272 |
1,5 |
15363 |
84,9 |
| 1995 |
21636 |
2307 |
10,7 |
405 |
1,9 |
18923 |
87,5 |
| 1996 |
23224 |
2659 |
11,5 |
389 |
1,7 |
20176 |
86,9 |
| 1997 |
26245 |
2893 |
11,0 |
424 |
1,6 |
22928 |
87,4 |
Kaynak: DİE, DTM
| Türkiye'nin İthalatının Ana Mal Gruplarına Göre Dağılımı (Milyon Dolar) |
| Yıllar |
İthalat |
Yat. Mal |
Pay (%) |
Tük. Mal |
Pay (%) |
Ham ve Ara Mal. |
Pay (%) |
| 1950 |
285 |
131 |
46,0 |
59 |
20,6 |
95 |
33,4 |
| 1960 |
467 |
244 |
52,2 |
44 |
9,5 |
179 |
38,3 |
| 1972 |
1563 |
783 |
50,4 |
73 |
4,7 |
707 |
45,2 |
| 1977 |
5796 |
2255 |
38,9 |
178 |
3,1 |
3363 |
58,0 |
| 1980 |
7709 |
1581 |
20,0 |
170 |
2,1 |
6158 |
77,9 |
| 1985 |
11343 |
2603 |
22,9 |
905 |
8,0 |
7835 |
69,1 |
| 1988 |
14335 |
3989 |
27,8 |
1110 |
7,8 |
9236 |
64,4 |
| 1989 |
15792 |
3845 |
24,3 |
1389 |
8,7 |
10538 |
66,8 |
| 1990 |
22302 |
5919 |
26,5 |
2939 |
13,2 |
13444 |
60,3 |
| 1991 |
21047 |
6154 |
29,2 |
2829 |
13,4 |
12064 |
57,3 |
| 1992 |
22870 |
6866 |
30,0 |
2937 |
12,8 |
13068 |
57,1 |
| 1993 |
29430 |
9671 |
32,9 |
4063 |
13,8 |
15696 |
53,3 |
| 1994 |
23270 |
6962 |
29,9 |
2730 |
11,7 |
13596 |
58,4 |
| 1995 |
35708 |
10488 |
29,4 |
4414 |
12,4 |
20805 |
58,3 |
| 1996 |
43625 |
13443 |
30,8 |
7114 |
16,3 |
23067 |
52,9 |
| 1997 |
48585 |
15075 |
31,0 |
8714 |
17,9 |
24794 |
51,0 |
Kaynak: DİE, DTM
Dış Ticaret Yapılan Ülkeler
Türkiye, geleneksel olarak OECD ülkeleriyle ticaret yaptı. 24 OECD ülkesi 1970 ve 1980 yıllarında Türkiye'nin ihracat ve ithalatında sırasıyla yüzde 78 ve yüzde 69 oranında pay aldı. 1980'li yıllarda da OECD ülkeleri, dış ticarette ilk sırayı almaya devam etmesine karşın göreli olarak paylarında az da olsa bir düşme gözlendi.
1990'lı yıllara doğru OECD ülkelerinin payı yeniden artarak 1995'te ihracatta yüzde 61, ithalatta yüzde 66 oranına ulaştı.
OECD içinde AB ülkelerinin (en çok Almanya) önemli bir yeri bulunuyor. 1980'lerin başından itibaren Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki İslam ülkelerinin dış ticaretteki paylarında artış gözlendi.
1970'li yılların başından itibaren İslam Konferansı çerçevesinde İslam ülkeleriyle dış ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar, 1980 Eylül ayında patlak veren İran-Irak savaşının başlamasıyla önem kazandı. Savaşan iki ülkeyle yapılan dış ticaret hacmi hızla arttı. 1983'te İran'ın, Almanya'yı geride bırakarak Türkiye'nin dış ticaretinde ilk sırayı aldığı görülür. 1986'dan sonra İran ve Irak ile dış ticaret hacmi daralmaya başladı.
1980'li yıllardan sonra Türkiye'nin İslam ülkeleriyle olan dış ticaret hacminde düşüş görüldü. 1981'de toplam ihracatın yüzde 42'si bu ülkelere yönelik iken, 1995'te yüzde 15.1'e kadar düştü. Benzer grafik ithalat oranlarında da görülür.
1990'da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasıyla oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir konuma geldi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi içinde önemli bir potansiyele sahip olan BDT ülkeleriyle yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde dış ticaret hacmi hızla arttı. 1995'te BDT'nin toplam ihracattaki payı yüzde 5.7 ve ithalattaki payı yüzde 5.8 oranında gerçekleşirken, bu oranlar 1997'de yüzde 7.8 ve 4.5 oldu.
13 Aralık 1995 yılında Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne geçişi, Avrupa Parlamentosunca kabul edildi.
Dış Ticaret Açığı
Türkiye'nin dış ticaret açığının yüzde 83.7'si, 13 ülke ile yaptığı ticaretten kaynaklanıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) 1999 yılı verileriyle yapılan hesaplamaya göre, Türkiye'nin dış ticaretinin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği 13 ülkeye, geçen yıl toplam 16 milyar 345 milyon dolarlık ihracat yapılırken, bu ülkelerden ithalat 28 milyar 157 milyon dolar oldu.
DTM verilerine göre, Almanya, İtalya, Fransa, ABD, Rusya Federasyonu, İngiltere, İsveç, Japonya, Hollanda, İspanya, Belçika-Lüksemburg, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore ile yapılan dış ticarette 1999'da 11 milyar 812 milyon dolar açık verildi. 1999'da Türkiye'nin toplam ihracatı 26 milyar 588 milyon dolar, ithalatı ise 40 milyar 687 milyon dolar olarak gerçekleşirken, dış ticaret, 14 milyar 99 milyon dolarlık açık vermişti. Buna göre, geçen yıl Türkiye`nin toplam ihracatının yüzde 61.4'ü söz konusu 13 ülkeye yapılırken, bu ülkelerin toplam ithalattaki payı yüzde 69.2 oldu. İthalatın yüksekliği nedeniyle verilen 11 milyar 812 milyon dolarlık açık ise Türkiye`nin toplam dış ticaret açığının yüzde 83.7'sini oluşturdu.
Ekonomistlere göre; dış ticarette dengenin gözetilmesiyle dış ticaret açığı yüzde 16.3'e gerileyebilecek. Türkiye'nin, başta Çin olmak üzere, "dengesiz" sayılabilecek ölçüde dış ticaret açığı verilen ülkelere yönelik ihracatı artırması gerekiyor.
DTM verilerine göre, Türkiye`nin dış ticaretinin büyük bölümünün gerçekleştirildiği 13 ülkeye yönelik ticari veriler, geçen yıl sonu itibariyle şöyle:
2000'in ilk yarısında dış ticaret açığı 11.6 milyar $
| Türkiye'nin Dış Ticareti (1999) |
| Ülke |
İthalat* |
İhracat* |
Açık |
(%) |
| ALMANYA |
5.880 |
5.473 |
-407 |
20.5 |
| İTALYA |
3.192 |
1.685 |
-1.507 |
6.3 |
| FRANSA |
3.127 |
1.570 |
-1.557 |
5.9 |
| ABD |
3.08 |
2.437 |
-6 |
9.2 |
| BDT |
2.374 |
589 |
-1.785 |
2.2 |
| İNGİLTERE |
2.190 |
1.829 |
-361 |
6.9 |
| İSVEÇ |
1.444 |
183 |
-1.265 |
0.7 |
| JAPONYA |
1.393 |
122 |
-1.275 |
0.5 |
| HOLLANDA |
1.316 |
932 |
-384 |
3.5 |
| İSPANYA |
1.262 |
763 |
-499 |
2.9 |
| BEL-LÜKS |
1.133 |
623 |
-510 |
2.3 |
| ÇİN HALK CUMH. |
895 |
37 |
-858 |
0.1 |
| GÜNEY KORE |
871 |
102 |
-769 |
0.4 |
| Toplam |
28.157 |
16.345 |
-11.812 |
61.4 |
| Genel Toplam |
40.687 |
26.588 |
-14.099 |
100.0 |
* Milyon Dolar
Dış Ticarette Bağlantılar
- Dış Ticaret Müsteşarlığı
- Alo dtm:
- İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) :
- İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV):
- Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB),