ULAŞIM
Sunuş
Demiryolları
Karayolları
 ENERJİ
Türkiye'nin Enerji Tüketimi
Nükleer Enerji Tüketimi
Petrol ve Doğalgaz Boru Hatları ve Projeleri
Türkiye'nin Enerji Yatırımları
 TURİZM
Dünyada
Türkiye'de
 TEKSTİL
Tekstil
 SİGORTA
Sigorta
 TÜRKİYE EKONOMİSİ
Bütçe
Borçlar
Devletçilikten Liberalizme
Dış Ticaret
Ekonomide Depremler
Enflasyon
Yabancı Sermaye
Deprem Ekonomisi
Türkiye'de Satın Alma Gücü
 ÜLKELER
Ekonomide Veriler
 ŞİRKET DOSYASI
Şirket Birleşmeleri
En Büyük Şirketler
Dış Ticaretin Gelişimi

İlk Yıllar: Genç Cumhuriyet, 1923'te İzmir'de "İktisat Kongresi" düzenleyerek özel sektör ve serbest ticareti, ekonomik kalkınmayı gerçekleştirecek temel unsur olarak saptadı. Özel sektör yatırımları da bu amaçla teşvik edildi. Ekonomik atılımı sağlayacak tarımsal makina, araç ve teçhizatta gümrük muafiyeti uygulanırken, yerli üretimi korumak için iplik, kumaş, şeker, un gibi ürünlerin ithalatı da kısıtlandı.

1923'te Türkiye'nin ihracatı yaklaşık 51 milyon dolar, ithalatı ise 87 milyon dolardı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 58,5; ihracatın GSMH'ya oranı yüzde 9.1, ithalatın GSMH'ye oranı ise yüzde15.5 olarak gerçekleşti. Türkiye en çok tütün, kuru üzüm, pamuk ve tiftik, yün, ipek sattı, pamuklu dokuma, şeker, buğday ve yünlü dokuma aldı. O dönemde dış ticarette ilk sırayı İtalya, Fransa, Almanya ve ABD alıyordu.

Ticaret konusu mal, ticaret senedi, ticaret şirketi, ticaret ihtilafları ve tacirlerle ilgili konuları düzenlemek amacıyla 1926'da Türk Ticaret Kanunu'nun birinci kitabı çıkarıldı. 1926'da Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu kabul edildi.

29 Bunalımı: 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, Türkiye'nin dış ticaretinde korumacılığı getirdi. Bu politikanın bir yansıması olarak 1931'de Kliring Anlaşmaları ve kontenjan sistemi dönemi başladı. 1930'da "Ticarette Tağşişin Men'i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun"la, ticaret malları üzerinde tağşiş ve hileleri önlemek üzere yürütme yetkili kılındı.

1934'te İktisat Vekaleti Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkında Kanun çıkarılarak kamu yönetiminde, dış ticaret alanındaki işlerin ilk defa bir çatı altında toplanması sağlandı.

Dış ticaret hacmi 1932'de en düşük seviyesi olan 88 milyon dolara indi. 1930-1937 arasındaki dış ticaret dengesi de artıya geçti.

Türkiye'nin 1930 sonrası dış ticaretinde Almanya öne çıktı. Almanya'nın 2. Dünya Savaşı'na girmesi Türk dış ticaretini yarı yarıya azaltarak olumsuz etkiledi. Almanya'nın ticari yerini dolduracak ülkede zorlanan Türkiye, ABD, İngiltere ve diğer Batı Avrupa ülkelerine yönelmeye başladı.

Dönemin hükümetlerinin, birbirleriyle çelişen TL'nin değerini yüksek tutma ve ihracatı artırma politikalarını aynı anda uygulamaya çalıştıkları gözlendi.

Liberalizme Doğru: 1950'ye gelindiğinde ihracat 263, ithalat da 285 milyon dolara ulaşarak dış ticaret açığı 22 milyon dolar oldu. Bu tarihten sonra Türkiye'nin dış ticareti hep açık verdi. 1950'li yıllarda hava koşullarının iyi gitmesiyle tarımdaki patlama, yatırımların artması ve Kore Savaşı dış ticareti artırdı. Bu dönemde dış ticaret açıkları; döviz rezervleri, dış yardımlar ve özel kredilerle kapatılmaya çalışıldı.

1950'li yıllardaki ithalatta yatırım, hammadde ve ara malları; ihracatta da tarım ve hayvancılık ilk sıraları aldı.

Uygulanan sabit kur politikası sonucunda, Türkiye ihracatının dünya ihracatı içindeki payı giderek düştü. 1960'ta binde 26 olan oran 1979'da binde 14'e geriledi.

Planlı Dönem: Türkiye'nin 1980'lere kadar uyguladığı yerli sanayiyi ithalata karşı korumayı amaçlayan "ithal ikameci" politikası dış ticaretin gelişememesine de neden oldu.

Planlı dönemin başladığı 1963'te ihracat 368, ithalat da 688 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı yıl dış ticaret dengesi bir önceki yıla göre yüzde 34 oranında artarak 320 milyon dolar açık verdi. Aşağıdaki tablolarda görüldüğü gibi, Türkiye'nin sanayi ürünleri satmaya başlaması 1970'li yıllarda başladı.

24 Ocak 1980 ve Sonrası: Türkiye ekonomisi, 24 Ocak 1980 kararlarıyla ithal ikameci dış politikadan vazgeçerek, ihracata yönelik sanayileşme için yeniden yapılanmaya başladı. Kararlarının uzantısı olarak yapılan devalüasyonla TL, dolar karşısında yüzde 49 oranında değer kaybetti. Uygulamaya başlanan dışa yönelik politikaların üç ana hedefi vardı;

- İhracatın teşvik edilmesi
- İthalatın liberalizasyonu
- Yabancı sermayenin çekilmesi.

Türkiye dış ticaretine liberal bir yapı kazandırılmaya çalışıldı. 1980'lerin sonunda kambiyo rejimi de serbestleştirildi. Bu dönemde ihracat ile ilgili bürokratik engeller kaldırıldı ya da büyük ölçüde azaltıldı. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Karar, 1989 tarihine kadar kambiyo rejiminin esasını oluşturdu. Bu dönemde yapılan değişiklikle her türlü dövizin ithali serbest bırakıldı. 1990'da kambiyo rejimi daha da liberalleşmiş 32 sayılı Karar'da yapılan değişiklikle, Türk parası ile ihracat ve ithalat serbest bırakıldı. Bürokraside de dış ticaret ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldı. 25 Ocak 1980 tarihinde "İhracatı Teşvik Kararı" ile dış ticarete ilişkin yeni idari yapılanmaya gidildi.

İhraç ürünlerine dış pazarlarda rekabet gücü kazandırılması ve ihracatta sanayi mamullerinin payının artırılması amacıyla, yeni teşvikler uygulamaya konuldu. Üretim artışının önkoşulu olan gerekli girdinin daha elverişli ithali için ithalatı kolaylaştırıcı kararlar alındı. Bu kararlar arasında bazı ithal ürünlerinden alınan vergi ve resimlerden vazgeçilirken gümrük kovuşturmasına uğrayan bazı sanayiciler affedildi.

Türkiye'nin Dış Ticareti (1980-95)
  1980 1985 1990 1995
İhracat (Milyon $) 2.910 7.958 12.959 21.636
Tarım 1.672 1.719 2.388 2.306
Maden 191 244 332 405
Sanayi 1.047 5.995 10.240 18.923
İthalat (Milyon $) 7.909 11.343 22.356 35.708
İth./GSMH (%) 13.083 21.057 20.088 20.086
Dış Ticaret Dengesi -4.999 -3.385 -9.397 -14.071
İhracat/Dünya İhraç (%) 0.15 0.44 0.40 0.43

Dış Ticarette Sektörler
Türkiye'nin sanayileşmede izlediği yol, ihracat ve ithalatındaki ürün çeşitlemesinden de izlenebilir.

Aşağıdaki tablolarda da görüldüğü gibi, 1980'lerde Türkiye'nin ihracında sanayi malları artmaya, ithalatında da yatırım malları oranı düşmeye başladı.

Türkiye'nin İhracatının Başlıca Sektörlere Göre Dağılımı (Milyon Dolar)
Yıllar İhracat Tar. Ve Hayv. Pay (%) Mad. Ve Taş. Pay (%) Sanayi Pay (%)
1950 263.4 245 93,0 14,8 5,6 3,7 1,4
1963 368.1 292,3 79,4 10,9 3,0 64,9 17,6
1967 522.3 426,7 81,6 20,7 4,0 74,9 14,3
1972 885 607,4 68,6 35,1 4,0 242,5 27,4
1977 1753 1041 59,4 126 7,2 586 33,4
1980 2910 1672 57,4 191 6,6 1047 36,
1985 7958 1719 21,6 244 3,1 5995 75,3
1988 11662 2341 20,1 377 3,2 8944 76,7
1989 11625 2126 18,2 413 3,6 9086 78,2
1990 12959 2347 18,1 326 2,5 10285 79,4
1991 13593 2682 19,7 286 2,1 10625 78,2
1992 14719 2203 15,0 264 1,8 12251 83,2
1993 15348 2365 15,4 238 1,6 12745 83,0
1994 18105 2457 13,6 272 1,5 15363 84,9
1995 21636 2307 10,7 405 1,9 18923 87,5
1996 23224 2659 11,5 389 1,7 20176 86,9
1997 26245 2893 11,0 424 1,6 22928 87,4
Kaynak: DİE, DTM

Türkiye'nin İthalatının Ana Mal Gruplarına Göre Dağılımı (Milyon Dolar)
Yıllar İthalat Yat. Mal Pay (%) Tük. Mal Pay (%) Ham ve Ara Mal. Pay (%)
1950 285 131 46,0 59 20,6 95 33,4
1960 467 244 52,2 44 9,5 179 38,3
1972 1563 783 50,4 73 4,7 707 45,2
1977 5796 2255 38,9 178 3,1 3363 58,0
1980 7709 1581 20,0 170 2,1 6158 77,9
1985 11343 2603 22,9 905 8,0 7835 69,1
1988 14335 3989 27,8 1110 7,8 9236 64,4
1989 15792 3845 24,3 1389 8,7 10538 66,8
1990 22302 5919 26,5 2939 13,2 13444 60,3
1991 21047 6154 29,2 2829 13,4 12064 57,3
1992 22870 6866 30,0 2937 12,8 13068 57,1
1993 29430 9671 32,9 4063 13,8 15696 53,3
1994 23270 6962 29,9 2730 11,7 13596 58,4
1995 35708 10488 29,4 4414 12,4 20805 58,3
1996 43625 13443 30,8 7114 16,3 23067 52,9
1997 48585 15075 31,0 8714 17,9 24794 51,0
Kaynak: DİE, DTM

Dış Ticaret Yapılan Ülkeler
Türkiye, geleneksel olarak OECD ülkeleriyle ticaret yaptı. 24 OECD ülkesi 1970 ve 1980 yıllarında Türkiye'nin ihracat ve ithalatında sırasıyla yüzde 78 ve yüzde 69 oranında pay aldı. 1980'li yıllarda da OECD ülkeleri, dış ticarette ilk sırayı almaya devam etmesine karşın göreli olarak paylarında az da olsa bir düşme gözlendi.

1990'lı yıllara doğru OECD ülkelerinin payı yeniden artarak 1995'te ihracatta yüzde 61, ithalatta yüzde 66 oranına ulaştı.

OECD içinde AB ülkelerinin (en çok Almanya) önemli bir yeri bulunuyor. 1980'lerin başından itibaren Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki İslam ülkelerinin dış ticaretteki paylarında artış gözlendi.

1970'li yılların başından itibaren İslam Konferansı çerçevesinde İslam ülkeleriyle dış ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar, 1980 Eylül ayında patlak veren İran-Irak savaşının başlamasıyla önem kazandı. Savaşan iki ülkeyle yapılan dış ticaret hacmi hızla arttı. 1983'te İran'ın, Almanya'yı geride bırakarak Türkiye'nin dış ticaretinde ilk sırayı aldığı görülür. 1986'dan sonra İran ve Irak ile dış ticaret hacmi daralmaya başladı.

1980'li yıllardan sonra Türkiye'nin İslam ülkeleriyle olan dış ticaret hacminde düşüş görüldü. 1981'de toplam ihracatın yüzde 42'si bu ülkelere yönelik iken, 1995'te yüzde 15.1'e kadar düştü. Benzer grafik ithalat oranlarında da görülür.

1990'da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasıyla oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir konuma geldi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi içinde önemli bir potansiyele sahip olan BDT ülkeleriyle yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde dış ticaret hacmi hızla arttı. 1995'te BDT'nin toplam ihracattaki payı yüzde 5.7 ve ithalattaki payı yüzde 5.8 oranında gerçekleşirken, bu oranlar 1997'de yüzde 7.8 ve 4.5 oldu.

13 Aralık 1995 yılında Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne geçişi, Avrupa Parlamentosunca kabul edildi.

Dış Ticaret Açığı
Türkiye'nin dış ticaret açığının yüzde 83.7'si, 13 ülke ile yaptığı ticaretten kaynaklanıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) 1999 yılı verileriyle yapılan hesaplamaya göre, Türkiye'nin dış ticaretinin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği 13 ülkeye, geçen yıl toplam 16 milyar 345 milyon dolarlık ihracat yapılırken, bu ülkelerden ithalat 28 milyar 157 milyon dolar oldu.

DTM verilerine göre, Almanya, İtalya, Fransa, ABD, Rusya Federasyonu, İngiltere, İsveç, Japonya, Hollanda, İspanya, Belçika-Lüksemburg, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore ile yapılan dış ticarette 1999'da 11 milyar 812 milyon dolar açık verildi. 1999'da Türkiye'nin toplam ihracatı 26 milyar 588 milyon dolar, ithalatı ise 40 milyar 687 milyon dolar olarak gerçekleşirken, dış ticaret, 14 milyar 99 milyon dolarlık açık vermişti. Buna göre, geçen yıl Türkiye`nin toplam ihracatının yüzde 61.4'ü söz konusu 13 ülkeye yapılırken, bu ülkelerin toplam ithalattaki payı yüzde 69.2 oldu. İthalatın yüksekliği nedeniyle verilen 11 milyar 812 milyon dolarlık açık ise Türkiye`nin toplam dış ticaret açığının yüzde 83.7'sini oluşturdu.

Ekonomistlere göre; dış ticarette dengenin gözetilmesiyle dış ticaret açığı yüzde 16.3'e gerileyebilecek. Türkiye'nin, başta Çin olmak üzere, "dengesiz" sayılabilecek ölçüde dış ticaret açığı verilen ülkelere yönelik ihracatı artırması gerekiyor.

DTM verilerine göre, Türkiye`nin dış ticaretinin büyük bölümünün gerçekleştirildiği 13 ülkeye yönelik ticari veriler, geçen yıl sonu itibariyle şöyle:

2000'in ilk yarısında dış ticaret açığı 11.6 milyar $
Türkiye'nin Dış Ticareti (1999)
Ülke İthalat* İhracat* Açık (%)
ALMANYA 5.880 5.473 -407 20.5
İTALYA 3.192 1.685 -1.507 6.3
FRANSA 3.127 1.570 -1.557 5.9
ABD 3.08 2.437 -6 9.2
BDT 2.374 589 -1.785 2.2
İNGİLTERE 2.190 1.829 -361 6.9
İSVEÇ 1.444 183 -1.265 0.7
JAPONYA 1.393 122 -1.275 0.5
HOLLANDA 1.316 932 -384 3.5
İSPANYA 1.262 763 -499 2.9
BEL-LÜKS 1.133 623 -510 2.3
ÇİN HALK CUMH. 895 37 -858 0.1
GÜNEY KORE 871 102 -769 0.4
Toplam 28.157 16.345 -11.812 61.4
Genel Toplam 40.687 26.588 -14.099 100.0
* Milyon Dolar

Dış Ticarette Bağlantılar

- Dış Ticaret Müsteşarlığı
- Alo dtm:
- İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) :
- İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV):
- Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB),

ÖZEL DOSYALAR
Türkiye'nin En Zengin 100 Ailesi
Yeni Türk Lirası
Eko Sözlük
EURO Özel
Turizim
Yıllık Enflasyon Oranları
Motorlu Araç Vergileri
Borsa Sözlüğü
Yıllar İtibariyle Yatırım Araçları
Galatadan İstinye'ye Borsa
Yatırımcı Rehberi
Eko Kitaplık